bilim
terapi
Etkili olduğu bilimsel kanıtlara dayalı online psikoterapi
Duygusal Davranışlar Nelerdir?
Duygusal Rahatsızlıklarda Nasıl Ortaya Çıkar?
“Duygusal davranışlar” terimi, duygularımızı yönetmek veya olumsuz duygularla baş etmek için yaptığımız şeyleri ifade eder. Davranışlarımızın duygularımızdan etkilenmesinin birkaç yolu vardır. İlk olarak her duygu, duygu-kaynaklı davranışlar veya duygusal davranışlar olarak adlandırılan belirli eylemlerle doğal olarak ilişkilidir. Mesela, kaygı gelecekteki önemli olaylara hazırlanmamıza yardımcı olur (örneğin, yaklaşan bir sınav için çalışmak, emeklilik için para biriktirmek). Suçluluk, başka bir kişiyi incittikten sonra bizi yaptığımız hatayı telafi etmeye sevk edebilir. Mutluluk neye değer verdiğimizi bilmemizi sağlar, böylece onun peşinden gitmeye devam edebiliriz. Tüm bu durumlarda, duygular etrafımızdaki dünya hakkında önemli bilgiler iletir, böylece bize fayda sağlayacak şekilde hareket edebiliriz.
Ancak, bazen güçlü ve negatif bir duygu hissettiğimizde yaptığımız duygu-kaynaklı davranışlar o kadar da yararlı değildir. Örneğin, işte kötü bir gün geçirdiğiniz zaman kendinizi iyi hissetmek için sonradan pişman olacağınız maddi harcamalarda bulunabilirsiniz. Veya kendinizi daha iyi hissetmek için bir arkadaşınız hakkında sebepsiz yere onun hoşuna gitmeyecek şeyler söyleyebilirsiniz. Peki bunları neden yaparız? Genellikle kısa vadede sıkıntıyı azaltıcı bir etkisi olabilir bu tarz davranışların. Aslında hissettiğimiz negatif duyguları tolere edemeyiz ve bu duyguları azaltmak için onlardan düşünmeden hızlıca kurtulmak isteriz. Yaptığınız bu davranışlar, yani aşırı harcama veya arkadaşınızı küçük düşürmek, işten dolayı kendinizi kötü hissetmenizden bir kurtuluş gibi gelebilir o an. Ancak bu rahatlama genellikle kısa sürelidir, çünkü bu davranışlar daha sonra kendinizi daha kötü hissetmenize neden olabilir veya arzu etmeyeceğiniz sonuçlar doğurabilir.
Yukarıdaki örnekler duygu-kaynaklı davranışların her zaman faydalı davranışlar olamayabileceğini ve iyi sonuçlara yol açamayabileceğini örneklendirmek içindi. Fakat duygusal rahatsızlıkları daha iyi anlayabilmek için bu örneklerin ötesine geçmek gerekiyor. Duygusal rahatsızlığı olan kişiler, hissettikleri olumsuz duyguyu o an azaltmak için “kaçınmacı davranışlara” yönelebilmektedirler. Örneğin, önünde bizatihi kendisinin yapması gereken işler bulunan birisi bu işler karşısında yoğun ve şiddetli bir kaygı hissedip bu işi yapmayı sürekli erteleyebilir veya bir başkasına yaptırmaya çalışabilir. Önünde yapması gereken işler bulunan bir kişinin kaygı hissetmesi normaldir ve gereklidir, çünkü kaygı hissetmeden kişi harekete geçemez, kaygı işin başında ve devamında kişiyi motive edici bir unsurdur. Fakat kişi bu kaygıyı olması gerekenden daha şiddetli hissettiğinde korkuya kapılabilir, panik olabilir, kendinden şüphe edebilir ve artan bu olumsuz hisleri bastırmak veya azaltmak için “kaçınmacı davranışlara” yönelebilir. İnisiyatif alıp kendisi yapması gereken her işte sürekli bir başkasının yardımını istemek gibi… Veya gereğinden fazla erteleyip o işin yapılmasını çok zor hatta imkansız hale getirmek gibi… Kısa vadede, ertelemek o anki negatif duyguyu azaltabilir veya sürekli bir başkasından yardım istemek o anki sorunu çözebilir ve olumsuz duyguları azaltabilir. Fakat uzun vadede sizin problem çözme yeteneğinizin körelmesine, başkalarına bağımlı bir hayat yaşamanıza, diğerleri tarafından beceriksiz görülmenize ve özgüveninizin düşmesine neden olabilir.
Özetle, duygusal davranışlar duyguların ilettiği bilgiyi eyleme dönüştürme biçimlerimizdir ve uygun bağlamda bireyin huzurunu, problem çözmesini ve hedefe yönelik hareket etmesini destekler. Ancak duygular aşırı yoğun yaşandığında ya da tolere edilemediğinde, kısa vadede rahatlatıcı görünen fakat uzun vadede işlevselliği bozan kaçınmacı ve dürtüsel davranışlar ortaya çıkabilir. Bu tür davranışlar geçici bir duygusal rahatlama sağlasa da, öğrenme yoluyla pekişerek kaygı toleransını azaltır, bireyin özerkliğini ve öz-yeterlik algısını zayıflatır ve duygusal sıkıntının sürmesine katkıda bulunur. Klinik açıdan temel hedef, duyguları ortadan kaldırmak değil; onların sinyal değerini koruyarak duygusal yoğunluğu tolere edebilme becerisini geliştirmek, kısa vadeli rahatlama sağlayan fakat uzun vadede bedel yaratan davranış örüntülerini fark etmek ve yerine daha işlevsel, sürdürülebilir baş etme ve problem çözme davranışlarını koyabilmektir.
İLETİŞİM BİLGİLERİ
Telefonla Randevu:
+90 545 714 71 77
Mail ile Randevu:
noumenon-psikoloji@outlook.com
Kısa Süreli Ön Görüşme: Ücretsiz