top of page

Düşünceler Neden Önemlidir?

Otomatik Düşünce Nedir?

Otomatik düşüncelerin hızlı ve otomatik olarak yani kendiliğinden ve bizim kontrolümüz olmadan zihnimizde belirme eğiliminde olma özellikleri vardır. Hepimiz, çoğu durumu hızlı ve otomatik olarak yorumlama eğilimindeyizdir. Bazen bu otomatik düşünceler bize yardımcı olabilir. Örneğin, ani bir tehlikenin söz konusu olduğu bir durum düşünün, bir arabanın caddeden karşı karşıya geçerken hızla size doğru geldiğini hayal edin. Muhtemelen arabanın ne kadar hızlı geldiği ve size yakın olup olmadığı gibi sadece birkaç önemli bilgiye odaklanırsınız ve durum tehlikeliyse hemen harekete geçersiniz. Üzerine detaylı bir şekilde düşünmezsiniz. Arabanın rengini veya modelini fark etmeyebilirsiniz. Bu durumda, sadece birkaç şeye odaklanmak faydalıdır, ek bir yorum ya da alternatif bir değerlendirme yapmaya gerek yoktur. Bu şekilde düşünmek yoldan çekilerek hızlı bir şekilde tepki vermenizi sağlar ve muhtemel bir kazadan sizi koruyabilir.


Ancak, duygusal olarak sıkıntılı olduğumuz zamanlarda çoğu zaman olay ve durumların yalnızca olumsuz kısımlarına odaklanma eğiliminde oluruz. Üstelik yukarıdaki gibi tehlikeli bir durum içerisinde değilken bile… Böyle zamanlarda bizi, olayları sağlıklı ve gerçekçi biçimde değerlendirmekten alıkoyan olumsuz otomatik düşünceler pek de faydalı değildir. Adeta zihnin içerisinde negatif düşüncelerden oluşan bir atmosferin içerisinde yaşamak, yani otomatik düşünme biçimlerinde takılı kalmak duygusal rahatsızlığı olan kişilerde yaygındır. Duygusal rahatsızlığı olan kişiler günün büyük bölümünde sürekli olumsuz düşünme eğiliminde olabilirler. Düşünme şeklimiz nasıl hissettiğimizi etkilediğinden, olumsuz otomatik düşüncelerin oluşturduğu bir zihin sisteminin farkına varmak önemlidir.


Eğer geçmişte oldukça üzücü veya tehlikeli olaylar yaşamışsak, geçmişte yaşadığımız o dönemde işimize yarayan olumsuz düşünme eğilimi, üzücü veya tehlikeli olaylar artık hayatımızda olmasa dahi, bize kalıcı olarak yerleşebilir. Yukarıdaki örnekten hareketle, her gün belirli bir yolda bir kaza tehlikesi yaşadığınızı hayal edin. Artık beyniniz o yolun tehlikeli ve güvenilmez olduğu düşüncesini size otomatik olarak sunarak sizi o yoldan uzak tutmaya çalışacaktır. Fakat eğer yaşadığınız kaza tehlikelerinin sizdeki etkileri çok fazla ve ağır olursa artık sadece o yoldan değil belki karşılaştığınız o yola az çok benzeyen benzemeyen tüm yollardan korkacaksınız. Örnek olarak, hayatta da belirli bir dönemde isteyerek veya zorunda kalarak ilişkisel olarak sürekli yok sayıldığınız ve mutsuz olduğunuz şeyler yaşadığınızı düşünün. O dönem geride kaldıktan sonra bile beyniniz size ilişkilerin tehlikeli ve güvenilmez olduğuna yönelik, sizi korumak için negatif otomatik düşünceleri kendiliğinden ve sizin kontrolünüz olmadan sinyalleyebilir. Bu durumda yapılması gereken bu olumsuz düşüncelerin artık ne kadar “işe yarar (fonksiyonel)” ve ne ölçüde “doğru (gerçeği yansıtan)” olduklarını sorgulamaktır.


Düşünceler her duygusal deneyimin önemli bir parçasıdır. Bunun nedeni, içinde yaşadığımız dünya hakkında düşünme şeklimizin nasıl hissettiğimizi gerçekten etkilemesidir. Hayatımızdaki çoğu durum birden fazla şekilde yorumlanabilir. Örneğin, yeni tanıştığınız ve hoşlandığınız biriyle gün boyunca mesajlaştığınızı, ancak birkaç saattir ondan haber alamadığınızı düşünün. "Artık benimle ilgilenmiyor herhalde, muhtemelen benden soğudu" diye düşünürseniz ne hissediyor olursunuz? Belki üzülür, kendinizi küçük duruma düşürülmüş gibi görür ve hatta öfkelenirdiniz. Peki ya bunun yerine "Muhtemelen yaptığı bir işe dalmıştır" diye düşünseydiniz ne olurdu? Kendinize ve duruma daha objektif yaklaşabilir, hatta konuştuğunuz kişinin o sırada neler yaptığını merak edip ondan yaptıklarını sonra dinlemekten heyecan duyabilirsiniz. Bu örnekten de görebileceğiniz gibi, bu durumu nasıl yorumladığınız (bu kişiden geri haber alamamak) nasıl hissettiğinizi gerçekten etkilemektedir. Ayrıca, nasıl hissettiğiniz ne düşündüğünüzü de etkileyebilir. Olumsuz bir ruh halinde olduğunuzda, olumsuz düşüncelere sahip olma olasılığınız daha yüksektir. Örneğin, işte zor bir gün geçirdiğiniz için kendinizi sinirli hissediyorsanız, flörtünüzden veya konuştuğunuz kişiden geri dönüş alamadığınızda olumsuz bir varsayımda bulunma olasılığınız daha yüksek olabilir. Öte yandan, yeni bir terfi almış olduğunuzu düşünelim… Muhtemelen ruh haliniz oldukça pozitif olurdu ve daha tarafsız ve gerçekçi bir yoruma yönelirdiniz.

İLETİŞİM BİLGİLERİ

Telefonla Randevu:

+90 545 714 71 77

Mail ile Randevu:

noumenon-psikoloji@outlook.com

Kısa Süreli Ön Görüşme: Ücretsiz

RANDEVU AL

Address: 500 Terry Francine St. SF, CA 94158

Tel: 123-456-7890

You can also contact us by using this form:

JOIN THE MAILING LIST

© 2035 by Site Name. Powered and secured by Wix

bottom of page